19 Eylül 2008 Cuma

G'özüme Çarpanlar-5

Dünü ve Bugünü ile Toplumumuzda Ramazan-II

İstanbul’un “Dersaadet” olduğu günlerde Ramazan büyük hazırlıklarla karşılanırdı.Saraydan en fakir eve,şeyhülislâmdan kadı efendiye kadar herkes mutlu bir telâş içinde olurdu.Minarelere mahyalar,sokak aralarında dolaşan davulcular ve onların okudukları değişik manilerle renkli bir yaşam başlardı.

âlem bu gece nur oldu,
Kalbimize sürur doldu
Ey benim ağam efendim
Kalkın vakt-i sahur oldu

Ramazan davulcusunun bu manisinin duyulması ile ahşap evlerin kafeslerinden ışıklar sızmaya başlar,yer sofrasındaki kalaylı bakır sininin etrafına ev halkı dizilir, hoşaflar, söğüşler,börek ve pilavlardan oluşan sahur yemeği yenilirdi.Bazen bu sahur yemeğinden davulcu ve elinde feneri ile dolaşan bekçi baba da hissesini alırdı :

Yeni cami direk ister,
Söylemeye yürek ister.
Beni karnım toktur amma,
Arkadaşım börek ister

Diye mâni okuyan bu davulcu,elbette ikramsız bırakılmaz,paketlenmiş sahur yemekleri,kapı aralığından uzatılırdı.Ramazan’ın sonuna doğru,bahşiş hatırlatılırdı.

Davulum sırma telli,
Arkadaşım ince belli,
Bahşişimi isterim,
Küçük hanım nazik elli.

Önceden hazırlanan çil paralar,bir mintan veya mendil ile birlikte davulcuya hediye edilirdi.

Osmanlı saray geleneğinde,padişahlar Kadir gecesini Ayasofya Camisinde ihya ederlerdi.Büyük alaylarla,meş’alelerle,fenerler ve kandillerle donatılan yollardan geçen padişah ve harem arabalarını halkın izledikleri,kaynaklarda anlatılmaktadır.

Sarayda; Ramazan’da, “huzur dersleri” yapılırdı.Büyük âlimlerin iştiraki ile padişahın huzurunda sualli,cevaplı yapılan bu toplantılarda âyet ve hadisler açıklanır,tam bir ilmî hava taşıyan toplantıya padişahın işareti ile son verilir,dua edildikten sonra,gelenler Hakk-ı huzur denilen hediyelerle taltif edilirdi.

Ramazan’ın yirmisinden sonra,Beyazıt Yangın Kulesinde,kule iftarları verilirdi.Zengin konaklarından sini sini yemekler kuleye gider,gelenler ışıklandırılmış minareleri,mahyalardan yüksekten seyr ederek iftar ederlerdi.

Devir değişti.Ramazan gene sevinçle karşılanıyor,ruhlara huzur veriyor,dostlukları pekiştiriyor. İlâhi feyzin coştuğu bu günlerin bereketinden çok kişi istifadeye çalışıyor.

Osmanlıda Aile Hayatı
Halûk Sena Arı Sayfa : 72-74

2 yorum:

anneminkiziyim dedi ki...

Merhabalar, sizin adresi "sofram" arkadasimdan alip okumaya ve okuduklarimlada düsünmeye basladim. Harika yazilar ve kisaslar paylasmissiniz, elleriniz dert görmesin, sevgiler....
Sizi arkadas listeme ekliyerek ziyaretinizde bulunmak istiyorum, insallah bir masuru yoktur...

Hayat dedi ki...

Hoş geldiniz... : )
Ne mutluluk verici sözler bunlar, benim için...
Tüm ekip arkadaşlarıma da katkıları için tekrar teşekkür ederken, ziyaretlerinizden mutluluk duyacağımı bilmenizi isterim.
Ben de büyük bir zevkle, sizi arkadaş listeme ekliyorum.
Sevgiler...