20 Kasım 2008 Perşembe

Sarı lira gibi ömrünüz...


'Yasamak değil, beni bu telâş öldürecek' dediği gibi şairin; O telâşla bırakın Paris yolunda ılık rüzgarla taramayı saçlarınızı, Sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz. Gözümüz saatte söyleştik hep, Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık, Hep yetişilecek bir yerler Aranacak adamlar, yapılacak işler vardı.

Bir sonraki günün telâşı, bir öncekinin terine bulaştı. Başkalarının hayatı, bizimkini aştı. Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine; Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini Hababam erteledik.

20'li yaslardayken 30'lara kurduk saatin alarmını, 30'larımızda 40'lara, belki sonra 50'lere... Lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat, Kuşlukta uyanma fırsatı sunduğunda size, artık uyku girmez oluyor gözlerinize. Doyasıya söyleşmek, Telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda, Söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor Yanınızda...

Özenle sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz;
Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,
Bir de bakıyorsunuz ki, Tedavülden kalkmış...

2 yorum:

anneminkiziyim dedi ki...

Merhabalar canim az bir bloguma bakayim dedim notunu görünce eski blogumdaki cig köfteyi hemen senin icin yayinladim, adrese girersen icli köfteyede bakarsin. Yarin Berline 3 günlügüne Alman ve türk arkadaslarla geziye gidiyoruz. Bu isinin yogunlugunda bu da nereden cikti diyeceksin ama ne yapalim, arkadaslarin istegi olunca benim isler geri, arkadaslar bir adim öne geliyor, insallah seninde hafta sonun güzel gecer ve harika bir cig köfte olur. Ben de cocuklar kücükken cig köfteyi cok yogurmaya zaman bulamadigimdan makinada 3 defa ceker isimi kolaylastirirdim. Simdiden afiyet olsun canim, sevgiler...

Hayat dedi ki...

Sağol Ayşe'ciğim..
Sağlık esenlikle git- gel inş.Link yetmezmiş gibi bir de emek verip yayınlamışsın.Sana 'alışmak' çok kolay oluyor. : ))
Sevgiler...