15 Ağustos 2009 Cumartesi

Bir dost' tan mail


Bir dost' tan mail

Erol Yurderi "Bugun B vitaminleri ile ilgili arastirma yaparken asagidaki makaleye rastladim. Size de faydali olabilecegini dusundum." diyerek aşağıya alıntıladığım maili göndermiş.
Görünce çok duygulandım, bu araştırmayı ben de yapabilirdim. Kendisine ve sevgili eşi Songül hanıma çok çok teşekkür ediyorum.
Bugünün en güzel hediyesiydi benim için...
Olur ki benzer rahatsızlıklar yaşayanlarımız vardır, paylaşayım istedim ben de ve bunun için kendisinden izin aldım.
Tekrar teşekkür ederim, dost kategorisindesiniz sizler de benim için artık. : ))
Gitmesek de görmesek de derdi ya bir okul şarkısında hani, işte öyle...
Hatice/ Hayat

(Bu arada, yorum yazan arkadaşlar için, B 12 değil yalnızca, Demir, Folik asit ve Ca (kalsiyum) değerlerim de düşük.
Özellikle kalsiyum düşüklüğü rahatsız edici ağrılar yapıyor kaslarda.
Bunlar önemli şeyler değil, yalnızca performansımı düşürdü.
Bugün biraz daha iyiyim en azından erken kalktım ve günü ayakta, hatta yarısını da dışarıda, eczanede filan geçirdim.Hepinize teşekkür ederim.)

***
Vitamin eksikliği ruh sağlığını nasıl bozuyor?

Fiziksel ve ruhsal sağlık birbirine bağlı. Birindeki aksaklık diğerini de etkilediğinden ruh sağlığının korunması vücudun düzgün işleyişiyle mümkün. Tüm vitamin ve mineraller vücut için gerekli ancak ruhsal dengenin korunmasında B grubu vitaminleri daha fazla önem taşıyor.

Sağlığımızın fizik ve ruh sağlığının bir bütünü olduğunu vurgulayan Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksek Okul Müdürü, Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol, "Fiziksel sağlığımız ruh sağlığımızı, ruh sağlığımız da fiziksel sağlığımızı etkiler. Sağlığımızı etkileyen faktörleri birbirinden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir" diyor.

B grubu vitaminlerinin yetmezliğinde özellikle sinir sistemi rahatsızlıkları görüldüğünü bildiren Merdol; başta zihinsel yorgunluk, duyarlılık yanında, gastrointestinal (mide-bağırsak) sistemde bozukluklar olduğunu ve tedavi edilmediğinde depresyona kadar giden durumlar ortaya çıktığını ifade ediyor.

Özellikle B12 vitamini yetersizliğinde ellerde uyuşma, algılama bozuklukları, thiamin yetmezliğinde kişilik bozukluklarına kadar varan davranış sorunları, niasin yetmezliğinde ise hafıza problemleri görüldüğünü kaydeden Merdol, "Besinler içinde yer alan vitamin ve mineral olarak adlandırılan besin öğelerinin pek çoğunun yetersizliğinden ruhsal sağlık önemli ölçüde etkilenmektedir. Bunlardan en önemlileri B grubu vitaminleridir. B grubu vitaminlerinin en önemlileri thiamin, riboflavin, B12 vitamini, niasin, folik asit, pantotenik asit ve biotindir. Bu vitaminlerin fonksiyonları birbiriyle bağımlı ancak her birinin vücutta çok farklı görevleri var. Sağlık için yapılması gerekenlerden biri bile ihmal edilse fiziksel ya da ruhsal sağlığımız etkilenir" uyarısında bulunuyor.

Merdol, "Sodyum, potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyum da beyin fonksiyonları için önemli minerallerdir. Kanda kalsiyum düştüğünde, tetani, ağrılı adale kasılmaları, başdönmesi, zihinsel bulanıklık, ileri hallerde havale görülebilir" diyor.

Zihinsel becerilerde önemli rolleri olan bazı maddelerin (nörotransmitter vb) ana maddelerinin proteinler, aminoasitler ve B grubu vitaminleri olduğunu kaydeden Merdol, dolayısıyla beslenmede oluşabilecek bozuklukların zihinsel fonksiyonları önemli ölçüde etkilediğini vurguluyor. Bu nedenle günlük besin ihtiyacının az ve sık aralıklarla, mümkün olduğunca çeşitli besinlerle karşılanması gerektiğini belirten Merdol, bu şekildeki bir beslenme alışkanlığının bedenin tüm sistemlerinin rahat biçimde çalışması için çok önemli olduğunu bildiriyor.

Uzun aralıklarla beslenmenin vücudun dinamizmini bozduğunu ve yağlanmaya neden olduğunu ifade eden Merdol, "Beynin fonksiyonlarını normal görebilmesi için uygun bir besin öğesi akışı gerekir. Kişinin içinde bulunduğu durum çok stresli ise bu da akışı etkiler. Bu nedenle burada ruh sağlığımız için beslenme yanında yapabileceğimiz başka aktivitelere de önem vermeliyiz. Vücudumuzda halk arasında mutluluk hormonu diye tanımlanan, endorfin adı ile bilinen maddeler vardır. Bu maddeler, müzik dinleme, egzersiz, sevdiğimiz kişilerle birlikte sohbet vb gibi durumlarda salgılandığı gibi, yeni bir şey öğrenildiğinde de salgılandıklarına ilişkin çalışmalar da bulunmaktadır. Bu nedenle bir yandan beslenmemize dikkat ederken bir yandan da vücudumuzdaki mutluluk hormonunu harekete geçiren aktiviteler yapmayı ihmal etmemeliyiz" tavsiyelerinde bulunuyor

Kaynak: Mynet.com

Hiç yorum yok: