17 Aralık 2008 Çarşamba

Susmak Üstüne...


Blogger bulbulun yeri dedi ki...

Canım,
biraz hüzün mü var? Sana hüznü yakıştıramıyorum. Sanki, bu kadar güzel öyküleri toparlayıp, yayımlayan biri çok bilge olur, dünyanın hüznünü daha az taşır mı desem. Elbette insanız acılar bizim için. Ama eminim çözersin sorunlarını.İnşallah yanılmışımdır.
Sevgiyle kal.

17 Aralık 2008 Çarşamba 11:41

Sil
Blogger Hayat dedi ki...

Doğum sancıları desem?
Hep güzeli, iyiyi, doğruyu arayan, en yüce ve güzele sevdâlı bir ruh imtihanlar çemberinden geçiyor.
Yeni bir şey değil, merak etme canım...
İyice dibe vurmadan yükselinmiyor; ölmeden ölmeyi başarmadıkça da hakkıyla yaşanmıyor belki de hayat...
Tüm bunlara rağmen yaşam enerjimi kaybetmedim, şükürler olsun.
Arkadaşlarım hâlen şaşırırlar buna : ))
Belki de 'Bittim!' demem gerekiyor Rabbimin 'Yettim!' hitabına erişmem için?
Hiçliğimi kabullenmem, daha da eğilmem, egomu dümdüz etmem!...
İlgine teşekkür ederim canım. : ))
Bir şeyler yazacağım bu konuda ayrıca, inşallah.
Sevgiler...

Bir süre bilgisayardan uzaklaşmak istiyorum. Çok doldum sanki, istesem de ifade edemiyorum, belki de etmemeliyim.
Hüzün benim için yeni bir kavram değil, hayatın bir parçası belki aslı...
Olması gerekeni...
Kabulde bitiyor iş derim çok kereler...Kabulde zorlanınca başlıyor ârızalar sanırım.
Hüzünlü olsam da gülen pencereler açmak isterim hayata...
Yazı bir ölçüde de olsa dış dünyadan uzaklaştırıyor. En azından büyük şehirde, şu anki şartlarımda, benim için böyle oluyor.

Blog ziyaretlerine de düzgün gidemiyorum. Herbirinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, elimden geldiğince yorum yazmasam da izlemeye çalıştığımı bilmenizi istiyorum.

Biraz, özümle meşgul olmam gerekiyor belki farklı insanlar tanımam... Geçtiğim yollardan geçenlerle konuşmam...

Bir iki yazı alıntılıyorum geçmişten:

EYLÜL ESİNTİLERİ Dünden Bugüne-1 ve 2 Link

DUA Link

Hayat Eylül yazıları Link


Aslında şu anda da tam verimli yazı yazabildiğimi düşünmüyorum.Çoğu zaman söylerim ya yol hikâyeleri benimkiler...
Şu an görebildiğim, algılayıp- değerlendirebildiğim kadarıyla yazıya dökülenler...

Bu aralar eksiklerim daha da fazla olabilecektir. Biraz özüme dönmeye, içselleşmeye ihtiyaç duyuyorum.
Seven, sevgilerini, güzel düşüncelerini dile getiren tüm arkadaş- dostlarıma teşekkürlerim yürekten...

Yineliyorum, düşünce ve algılamadan yana değişen bir şey yok, yine olumlu ve sevgiyle, sabırla yaklaşımdan yanayım.
Sadece teknik yetersizlik, gücümün yetmemesi şu dönem için, benim sorunum...

Dilerim ki hep iyilik ve güzellik adına, üzerine olur paylaşabildiklerimiz...
Sevgimle...
Hayat

Susmak Üstüne...

Susmak Üstüne...

Susarız…

Konuşulan konuyu boş, basit ve anlamsız buluyoruzdur, konuşmayı da gereksiz ve anlamsız buluruz…

Susarız…

Konuşulanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki sadece hayretle dinler ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz duruşumuzu…

Susarız…

Sessiz bir onaydır susuşumuz…Biraz utangaçlık belki ama içten bir katılıştır söylenenlere…

Susarız…

Sessiz bir bekleyiş olur susmak…Ya kendimizin yada karşımızdakinin ortak değerleri yeniden gözden geçirmesine tanınmış bir fırsattır sessizliğimiz…Yada birinin bizi fark etmesi, doğru algılayabilmesi için tanınmış bir süre… Susan için endişe ve olasılık hesapları arasındaki gel git lerle biraz da huzursuz bir bekleyiştir susmak

Susarız…

Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz… Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak…Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar…Ve susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen…

Susarız…

Hassas ve kırılgan bir tepkidir…Küçücük bir hatırlatmadır belki…Fark edilmesi ve onarılması incelik ister…Ya yeniden bir kazanıştır yada aleyhte bir delil olarak kalır karşımızdaki için…

Susarız...

Bir ilişkide negatiflerin gözümüze batmaya başladığı, karşımızdakine ait aleyhte deliller dosyasının kabarmaya başladığı ve hatta dosyayı masanızdan kaldırmaya gerek duymaz olduğunuz bir noktadasınızdır…Bir duruş, bir soluklanmadır susmak…Ortak geçmişin değerlendirilmesi ve geleceğin muhasebesidir…Durup yeniden, şimdi bulunduğunuz noktadan bir daha bakmak istersiniz yaşananlara ve eldekilerle geleceğe gitmenin ne kadar mümkün olduğuna…Bir içe kaçış ve söylenemeyenlerin biriktirilmeye başladığı yerdir susmak

Susarız...

Ayağımız yerden kesilmiş, bulutların üstündeyizdir ve çiçek çiçek bahardır yüreğimiz…Sevdiğimizle yan yana ve can cana yızdır…Öyle bir ruhsal bütünleşmedir ki hiçbir söz tanımlamaya yeterli gelmez hissedilenleri ve susarız…Sadece yüreklerin ve gözlerin konuştuğu yerdir suskunluğumuz…

Susarız...

İletişimin tıkandığı yerdeyizdir , hiçbir iletinin bize yeterli gelmediği ve hiçbir iletimizin doğru algılanmadığı…Yanlışlıklar, yanılgılar ve kim bilir belki de gerçeklerdir bir fırtınaya tutulmuşçasına savrulup duran…Sözler yerini sessizliğe bırakmaya başlar ve siyah, tek nokta konur cümlelerin sonuna…Zamanla cümlelerimizin sonuna konan o tek ve siyah nokta büyüyerek bir kara deliğe dönüşmeye başlar…Güven ve sevginin içten içe çürümeye başladığı yerdir ve gitmek zamanının ertelenmiş halidir susmak

Susarız...

Kabul edilmiş bir hata yada suçtur susuşumuz ve söylenecek her söz kaybetme riskidir…Korku eşlik eder suskunluğumuza…

Susarız...

Bir gidişi kabullenmektir susmak, yerinde ve zamanında olduğunun ayırdımında olduğumuz bir gidişin…

Susarız...

Hayata karşı bir susuştur bu kez yaşanan…Bizi can evimizden vuran bir kayıp, yaşanan büyük bir acı, ölesiye bir çaresizliktir yaşadığımız…Söylenecek hiçbir sözümüzün adrese teslim olmayacağından emin olduğumuz, bütün sözcüklerin anlamını yitirdiği bir yerdeyizdir…Hayatın bize bir şey katamadığı ve bizim de hayata bir şey katmak için anlamımızı kaybettiğimiz bir yer…Belki de boş gözlerle, algılamadan bir seyirdir hayat o noktada ve belki de amacı ve beklentisi olmayan, bir mesaj kaygısı taşımayan ve hedefi olmayan tek susuştur yaşadığımız…

Susmak; eylemsiz ve durağan bir edim gibi görünse de her susku bir şey anlatır yine de ve her suskunun bir nedeni vardır ve her susku içinde pek çok sesi hapseden sessiz bir eylemdir…

1 yorum:

bulbulun yeri dedi ki...

Canım,
kendine bir müddet ara vermek istemişsin.Ara sıra kendimizi dinlememizde fayda olduğunu düşünüyorum.
"Hüzünlü olsam da gülen pencereler açmak isterim hayata..." diyen birinin sorununu çözüp aramıza katılacağına inanıyorum.
Döndüğünde seni burada bekliyor olacağımızı bilmen isterim.
Sevgiyle kal.