16 Nisan 2009 Perşembe

Susmak...

Dokunsalar ağlayacağım;
oysa gözyaşlarıma çelik mühürler vurulmuş
avaz avaz susmaktayım şimdi!
İçimdeki karanlık çığ gibi büyüyor
kendimden bile kaçmaktayım şimdi!

Susmak: Konuşmanın bir yönü,
Değişik bir tavrı
Bir yığın suçtan güzel.

Susmak: Bazen büyük bir erdem,
Bazen büyük bir savaşın sonu.
Savaş yorgunluğu,belki zafer, belki de mağlubiyet.

Susarsın, korktuğun için.

Susarsın, kazandığın için...

Susarsın, bilmediğinden...

Susarsın, bildiğinden!
Bir sessizliğin, senfonisini yazarsın.
Değişik renkte, değişik karakterlerde.
Hepsinde de sen varsın!

Senin sessiz, şarkıların söylenmekte.
Varlığındaki çoklukları bilmeden,
Çokluklar çilesini yumak yapmadan..
Uzatmadan gölgeleri ardindan!..

Susarsın.
Öyle bir susuştur ki bu,
Tüm sesinle haykırmışcasına...


alıntı

1 yorum:

anneminkiziyim dedi ki...

Canim merhabalar, ellerine saglik bu siir su andaki benim ic dünyamin siiri olsa gerek. Su siralar bende susuyorum, konusanlara inat susuyorum, cok güzel bir siir paylasimi, tüm susanlarin icin olsun, sevgilerimle....