11 Nisan 2009 Cumartesi

Hüzün... (Canan' ıma...)

Yazan: canan Tarih: 3/4/2009
Konu: hüzün
Canım arkadaşım, telefondaki sesin beni çok üzdü. Umarım o anlık birşeydir, ciddi bir sıkıntın yoktur. Senin sesin kötü gelince , sıkıntılı bir yazı yazınca beni de sıkıntı alıyor ve üzülüyorum . Neşeli sesini duyana kadar da rahat etmem. Rabbim yüreğine ferahlık versin, sıkıntılarını gidersin inşallah. A.e.o.

.... cevâben...
Senin gibi bir dost nasibettiği için Rabbime minnettarım.Elin elimde, başım omzunda hiç konuşmadan anlaşabilirdik, arada mesafe olmasa diyorum...
Öylesine arıyorum ki bu dost sıcaklığını bâzen...
İstemeden de olsa, yazıp ya da arayıp seni rahatlatamadığım için beni affet...
Bugün hocamla konuştum yine, duanıza ihtiyacım var dediğimde dualarda bulundu, en 'emîn' olana emânet olalım o ve hepimiz, inş.
'Acı geldiğinde güleceksin' diyordu bugün... Güldüğünde geçer, gider.
Farklı anlamlar ifade ediyor muhakkak sözleri ve aşağıya alıntıladığım yazıyla da ters düşmüş gibi görünüyor belki...
Bugün aldığım bir mektupta Fırat' ın debisi gibi coşan bir ruhtan sözediyordu Ayşegül...
Nisan' da Eylül başlığını koyup daha tamamlayıp yayınlamadığım yazımda (taslak) ben de baharın getirdiği ruh çırpıntılarımdan sözetmeyi düşünüyordum.

'Kalbimin İstanbul Köşesi' diye başlamış mektubuna, yayınlamak isterim, okunası güzellikler var, bir dolu anlamlı alıntı şiirlerle bezenmiş satırlarında...

'Kalbimin Ankara Köşesi' diyorum ben de sana...
Seni konuştuk dün görümcemle...
Bilmem hangi hastaya (yakınlarından) birkaç farklı doktorun böbreği alınacak demesine rağmen senin muhalefetini... Yine o yerinde (Rabbim nazardan korusun ve faydalı işlerini ziyadeleştirsin, dilerim) teşhislerinden biriyle, Rabbimin izniyle yanlış ameliyat olmaktan kurtulduğunu...
Seda için de teşhisin geldi aklıma...
Senin karakterini bildiğimden çok da yazmak istemiyorum bunları ama... : ))
Gönüle çok sevdirilenlerdensin, şükür...
Beni düşündüğünü bilmek, zor anlarımda güç veriyor canım.

Sevdiği kula dünyada sıkıntı verir dedi ayrıca hocam, biz de söyleriz ya hani...
Sevilen olmayı ümidetmek bile yürek koruna su serpiyor.

Hem alış artık benim deli- dolu hâllerime... : ))
Üzülme e mi? Bu da geçeeer.. ; ))
a.e.o.


YAŞLI bir kadın, tozlu bir yolda yürüyordu. oldukça yaşlıydı fakat, yüzünde taze bir genç kızın gülümsemesi vardı.
yerde kıvrılmış yatan bir şey gördü... ne olduğunu pek anlayamamıştı. tozlu yolda yatan şeyin bir formu yoktu, birinin üzerine örtülmüş gri bir battaniyeyi andırıyordu.eğildi ve sordu:
''kimsin sen?''
iki ölgün göz yorgunca yüzüne baktı. ''ben??... ben hüzünüm'' diye bir ses geldi... zor duyuluyordu.
''ah, hüzün, dedi sevinçle, kadın, sanki eski bir tanıdığa rastlamış gibi.
''beni tanıyor musun??'' diye sordu hüzün, şaşırmıştı.
''elbette tanıyorum seni...
''ama...., dedi, şaşkınlıkla..neden benden kaçmıyorsun, korkmuyor musun?
''neden kaçacakmışım, canim...sende bilirsin, kim kaçarsa ona yetişeceğini...ama, sana birsek sormak istiyorum:neden böyle cesaretsiz görünüyorsun??''
''ben, çok üzgünüm dedi, yerdeki gri varlık, sesinde kırgın bir ton vardı.
yaslı kadın, yanına oturdu...
''demek üzgünsün, istersen anlat, seni neyin bu kadar üzdüğünü..
hüzün derin bir nefes aldı. onu gerçekten dinlemek isteyen biri mi vardı, inanamıyordu...derin bir nefes alıp verdi. ne kadar da arzu ederdi hep onu birinin dinlemesini.
''ah, dedi...duraksayarak, ''biliyor musun..beni kimse sevmiyor..oysa, benim görevim bu...insanların arasına karışmak ve onlarla olmak...ama ben yanlarına gelince, korkuyorlar ve benden kaçıyorlar...
yutkundu....kendilerine cümleler icat etmişler, beni kaçırtmak için., hayat güzeldir, yasamaya değer, cart curt...sahte gülüşleri zamanla midelerinde krampa yol acıyor, nefes alamıyorlar. yasasın, beni güçlü kılan ne varsa, diyorlar.. kalpleri daralıyor, kendimi koyuvermemeliyim, diyorlar ve sırtlarına, omuzlarına ağrılar giriyor.
sadece zayıflar ağlar, diyorlar...
biriken gözyaşları nerdeyse kafalarından fışkıracak. ye da kendilerini içkiyle ve haplarla uyuşturuyorlar,
beni hissetmemek için.
''ah, evet dedi, yaslı kadın...öyle insanlara çok rastladım.
hüzün, derin bir nefes alıp, verdi...
''oysa ben, insanlara sadece yardım etmek istiyorum. yanlarına iyice yaklaşabilsem, o zaman kendilerinle karsılaşabilirler.
ben onlara yaralarını iyileştirebilmek için, kendilerine bir sığınak yapmalarına yardımcı olabilirim. çünkü hüzünlü olan daha hassas olur. bazı acılar, eski bir yara gibi kanamaya baslar. kim hüzünlenmeye müsaade ederse yaraları iyileşebilir.
ama, insanlar onlara yardımcı olmamı istemiyorlar. yaralarının üzerini renkli bir kahkaha ile örtüyorlar, ye da kalın bir hayal kırıklığı perdesi sarıyor çevrelerini.birden sustu...önce ufak hıçkırıklarla sonra sarsılarak ağlamaya başladı.
küçük ve yaslı kadın, şefkatle onu kollarına aldı. ne kadarda yumuşak ve sıcaktı. onu okşadı ve,
''ağla hüzün, dedi... tekrar kendine gelmelisin..artık ben de seninle geleceğim...cesaretsizlik daha fazla güç kazanmamalı.hüzün birden sustu, ve kadına baktı...söylediğine şaşırmış görünüyordu..
''sen kimsin, neden benimle gelmek istiyorsun?? '''
yaslı kadın, ben, dedi...gülerek...yüzündeki gülümsemeyle yine taze bir genç kıza benzemişti...
''ben, umudum...'''

3 yorum:

anneminkiziyim dedi ki...

Merhabalar, harika bir yazi ellerine saglik, uzun zamandir görüsemedik, malum annem yanimda fazla giremiyorum, ama kalbim sizlerle, sevgiler.....

anneminkiziyim dedi ki...

Canim iyi aksamlar san bir ödülüm var, bloguma beklerim, sevgiler....

SeyyAh dedi ki...

Olabildiğince çoğumuza (!) gönül dostları nasip olması arzumuz, temennimiz, dileğimiz ....
Yüreklerdeki sıcaklığı yaşayabilecek yaşatabilecek söz, davranış, satırlarda gizlenmiş sevgi paylaşımlarını yaşayabilmek..
Yaradan'ın nimeti !...
Sevgi ve sağlıkla dilekleri ile...